Kullanıcı Adı:
Şifre:

Üye Girişi Yapmamışsınız Ya Da Zaten Bir DJ Sound Üyesi Değilsiniz. Forumlardan Yararlanabilmek İçin Üye Olmalısınız. Lütfen Buraya Tıklayarak Üye Olunuz.

Temel DJ' lik Bilgileri

Bu konuyu görüntüleyenler:

Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 
Sayfa (3): « İlk [1] 2 3 Sonraki > En Son »
Temel DJ' lik Bilgileri
DeeJay Ra
Turkish Music Remixer
***

Mesajlar: 1,187
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 552

Cinsiyet: Male
Nerden: /admin/index.php

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #1
Temel DJ' lik Bilgileri

Dj'lik. Herkesin gözünde karizmanin doruga çiktigi bir meslek. Evet gerçektende karizma bir meslek. Ama bir o kadarda emek, beceri ve en önemlisi ruh isteyen bir meslektir Dj'lik. Aslında Dj’Lik 1970 Li Yıllarda büyüklüğü Zencilerin oluşturduğu bir toplumun Hiphop gösterilerinin Müzik değiştiren adamlarıdır.O zamana göre Müzik değiştiren zaman içinde evrimleşerek Mix yapmak parçalara back Müzik yapmak gibi misyonlara bürünmesi. Şu anki Dj [Disc Jokey] Liğin ününü ve yaratıcı, kopartıcı etkisini getirmiştir.Aslında duyguyu kafanızda kurguladığınızda gerçekten yaratıcılıkla bağdaştığını anlayabilirsiniz. Dj’likte yetenek vücut dili aslında ön plandadır.DJ animasyon işinin yarsıdır.Eğlendiren kesin eğleniyordurki eğlendiriyordurda.Bir başka kendi bakış açımda Şudurki TANRIDA BİR DJ’dir diye düşünebiliriz. Düşünün binlerce kişinin bulunduğu bir mekanda çalıyorsunuz İçki içen dans eden ve sizin oranın kontrolünde olduğunuzun bilincinde insanlar sizi seviyorlar bir sanatçı kıvamında bir gece boyunca onları eğlendirmek zorunluluğunda olduğunu bilerek çalıyorsunuz ve insanlar dans ediyorlar, içkilerini içiyorlar Bize mutluluk veren tek Şey bizi övmektir. Teknik bilgilere gelince; bu bilgiler "Ne var, ben de DJ olurum" adli blogda'da yer almaktadir.

Turntable - Plaklarin çalindigi, en temel alet. Beat matching'i kolaylastirmak amaciyla tercihen direct drive (kendinden motorlu) olmasinda fayda var.
Stylus - Plaklarin üzerindeki izlerde kayitli olan müzigi okuyan "igne".
Pitch Control Slider - Çalinan plagin dönme hizini artiran ya da azaltan dügme.
Mixer - Iki turntable'in da bagli oldugu, ses, bas, fade, gibi temel ayarlarin yapildigi, aslinda bütün mixin kontrol edildigi ünite.
Channel Faders - Mixer üzerinde bulunan ve kanallari (yani farkli turntable'lari) kontrol etmenize izin veren dügmeler.
Beat - Müzigin vurus sayisi. Genellikle davullara göre ölçülür.
Measure - Dört beat'lik bir grup.
Phrase - 8 measure'lik (ölçülük) bir grup.
BPM - Beats Per Minute (Dakika basina düsen vurus sayisi) teriminin kisaca söylenmis hali. Kaydin hizi, bu sekilde ifade edilir.
Cross Fader - Hoparlörlerden hangi kanalin ne ölçüde duyulacagini ayarlayan sürgü.Cross Fader, genelikle mixer'in ortasinda yer alir.
Trainwreck - Kötü yapilmis bir mix.
Dual Player - Iki ayri cd playerin ber çok eklenti ile kombine hale gelmis hali.

Bir DJ'in, iki profesyonel turntable'a, bir mixer'a, izolasyonu saglam bir kulakliga, müzigin dinlenmesini saglayacak bir ses sistemine ve elbette
çalacak plaklara ihtiyaci vardir. Bu listeye dinleyiciler de eklenebilir ama siz kendi kendinize çalmayacaksiniz diye bir kural yok. Bazi DJ'ler C kullanir
ve bazilari da sadece channel fader kullanarak mix yapar. Biz burada size evinizde CD tak çikar yapmayi da, hip hop DJ olmayi da anlatmiyoruz, o yüzden cross fader kullanarak yapilan mix üzerinde duracagiz. Iki kaydi ayni anda çalmak için plaklari gayet iyi, hatta introlari (yani parçalarin
baslangiçlarini) ve outrolari (parçalarin bitislerini) su gibi bilmek gerekir.

BPM NEDIR ?

Evet Dj lerin en büyük kozu ve profesiyonel anlamdaki en önemli kavram BPM.Nedir bu Bpm (Beat Per Minute).
1- Insan metabolizmasinin performans degerleri göz önünde bulundurularak günün belli saatlerine belli Bpm degerleri ile hükmetme ve metabolizma ile parelel hareket etme. Simdi nedir bu Bpm ? Bir parçadaki dakikadaki vuruç sayisi. Yani ana tempo sayaci.Yada diger anlamda Ritim dahada açarsak komik anlamda (Dum tis dum tis dum tis) grafiginden tislari çikarirsak geriye kalan dum lar yani vuruslar bize o parçanin bpm yani vurus sayisini verir. Bir parçada Bpm ne kadar yüksek oursa tempoda o kadar yüksek olur. Bpm in birinci amaci günün belli saatlerinde insan metabolizmasinin gösterdigi reaksiyona bagli olarak bu degeri düsük yada yüksek tutmak.Yani tempo grafigini ayarlamak

2- Bpm in 2.en önemli görevi ise Mix yaparken trublanstan uzak yani karmasa ve gürültüden uzak daha profesiyonal Mixler yapmaya yardimci olmasidir. Nasil mi ? Örnegin A parçasi su an çaliyor ve Bpm degeri ise 140 olsun, girecegim B parçasinin Bpm degerininde 140 olmasi gerekmektedir ki iki parçayi mix lerken bir karmasaya ve trublansa meal vermeyelim.

MIX NEDIR?

Dj'ligin temel kavrami MIX. Iki parça arasi sekronize geçis yapma. BPM degerleri dogrultusunda distorta meyil vermeden ritimleri üst üst üste
bindirerek diger parçayi devreye sokma. Mix yapamanin bir çok teknigi bulunmaktadir. Bunlarin basinda BPM kontrollu geçis gelmektedir.


REMIX NEDIR?


Mix ve remik herzaman birbirine karistirilmis iki kavram olmustur. Aslinda ikisi çok farkli uçlarda kavramlardir. Remix bir parçanin altyapisi ile oynayip o parçayi norlmalden farkli sekle sokmaktir.Parçanin ritim degerleri, hizi, ve bir çok temel yapisi degistirilerek,çesitli efeklerle donatilir.

Etrafimizda birçok kisi dj olmak için ugrasiyor ve software birkaç program kullanmis insanlar ben dj'im diye geziyor.Dj olmak istiyorsaniz eger ya bir
dj in yaninda asistan olarak ise baslayacaksiniz o size ekipmanlar ögretecek yada evinize dj ekipmanlari alacaksiniz ve çalisacaksiniz bilgisayar
programlariyla sadece baslangiç yapabilirsiniz ilerleme olmaz.

Kisaca Elektronik Müzik Türleri


Acid Jazz: Klasik jazz altyapisinin dijital enstrümanlarla harmanlanmasi sonucunda varolan “kipir kipir” dal.Örn: Rubin Steiner, Thievery
Coporation,Modaji
Ambient: Bateri vuruslari ve BPM’den ziyade sample, melodi ve enstürman temellidir.Örn: FSOL, The Orb
Breakbeat: Kökenleri hip hop’a dayanan alternatif dal.Old-skool teknodan esinlenir.Örn: Crystal Method
Down Tempo: Sakin ve “cool” duygusuyla on metre öteden taninan tür. Kimi zaman iç karartici etkisi,vardir.Örn: Massive Attack, Morcheeba, Tricky
Trip Hop: Nispeten karamsar hislerle donatilmi aksak müzik. Vokalleriyle öne çikar.Örn: Portishead, Archive
Drum’n Bass: Bateri ve sub-bass destegiyle ayakta duran 160 BPM’lik tür.Örn: Photek, Squarepusher
Progressive Electronica: Genelde sözsüz vokallerin ön plana çikisiyla melodilerle desteklenmesine dayanan müzik tarzin Örn: Orbital
House: Yogunlukla sub-bass ve 4/4’lük samplelardan olusur.Örn: Plastikman, Paul Oakenfold
Techno: House’a oranla daha hizli bpm’lere ve daha agresif bir yapiya sahip tür. Birçok alt dali vardir.Örn: Paul Van Dyke, Derrick May, Juan Atkins,Kenny Larkin
Trance: Techno’yla benzerlikler gösteren tür,tizlere verdigi önem ve yogunlukla ayirt edilir.Örn: Mauro Picotto, Anne Savage






Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.


.

09-02-2008 04:45 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
DeeJay Ra
Turkish Music Remixer
***

Mesajlar: 1,187
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 552

Cinsiyet: Male
Nerden: /admin/index.php

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #2
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

Alternatif Metodlar:

Kimi ünlü DJ’ler tarafindan kimi ise ses teknolojisi profesyonelleri tarafindan hazirlanmis bu DVD ve kitaplar, isin mutfagina atilacak kisa bir turdan çok daha fazlasini vaat ediyor. DVD Turntable Technique: The Art of the DJ ($ 17.96 ) DJ Qbert's complete DO-IT-YOURSELF, Vol. 1 Skratching ($ 33.9 DJ's Complete Guide ($ 17.96) Instant Pro Series: Cubase Sx 2.0 – Beginner ($35.96) Ultimate Beginner Mega Pak: DJ Style – Turntable ($ 22.46) Shaping Your Sounds With Signal Processors ($35.96) Art of Mixing ($35.96) Intellect: Techno House Progressive ($ 21.73) Trance Experience ($ 17.9 Kitaplar The Mobile DJ Handbook, Stacy Zermon Turntable Basic, Stephen Webber Turntable Technique, Stephen Webber

Turntable Nasil Kurulur?

Eger belt drive sisteminde isleyen bir turntable kullaniyorsaniz lastigini kardesinizden kalan pudrayla bile olsa mutlaka pudralayin; böylece hem
asinmalara karsi tedbir almis olursunuz hem de gereksiz titresimi engellersiniz.
Sonra yaylari en hassas ayara getirin, yani yukaridan vurdugunuzda (aman abartmayin) tabla ve kolun birlikte sallanmasi gerekiyor. Nasil tirtillar asla ve asla kahverengi bot giymezse bir turntable da iki hoparlör arasina ve hatta hatta en az iki metre yakinina dahi konulmaz.Her ne kadar yaylar kendilerince feedback’i engellese de hoparlörlerden gelen enerji çok yüksektir ve öyle kolay kolay da yokedilemez.
Bu asamayi da basariyla atlattiktan sonra, turntable’a igne degdiginde paralel konumda olup olmadiklarini kontrol edin.Simdi aldiginiz igne markasina göre overhang ayarlarini yapin ve arkadaki araligi sifirlayin. Bu noktada dikkatli olmak gerek çünkü kafa için ek bir agirlik gerekebilir. Anti-Skating (ignenin plak üzerindeki oyuklardan kaymasini engellemek için uygulanan sistem) ayarlarini da aradan çikarin. Kafanin shell’e paralel olmasi ve plagin herhangi bir yerine tami tamina 90 derece açi çizmesi gerekiyor. Aksi takdirde çizik içinde kalan bütün plaklarinizi çöpe atmaniz gerekebilir.
Kafaniz, moving magnet (hareketli bobinli kartuslarda, ignenin bagli oldugu miknatislarin, elektrik sinyalini sabit bobin içerisinde hareket ederek
üretmesi) ise bu 2-5mV arasinda degisen çikis voltajina sahip 47kOHM luk bir dirence sahip demektir. Önemli olan kafanin kapasitif reaktans’i, (alternaf akim devresinde kapasitörlerin gösterdigi frekansa bagimli direnç) ki bunun kol üzerinde kullanacagimiz kablonun toplami ile pikap giris
preamplisinin giris kapasitansina uydurmak gerekir.

Programlar

Fruity Loops, blok sistemi ile çalisan bir sequencer programi.
Performanstan ziyade prodüktörlük becerilerini de gelistirmek isteyen potansiyel DJ’lere ve müzik yaratimi ile ilgilenen herkese hitap ediyor. Sinirsiz sayida yazabildiginiz “pattern”lari tereyagindan kil çekermisçesine panele yerlestirip kendi parçaniza sahip olabiliyorsunuz. Programda melodi ya da akor yazmak için nota degil de sagdan sola ilerleyen bloklari ya da “piano roll” panelini kullaniyor olmak büyükçe bir avantaj. Fruity Loops, Midi formatinda çalisabildigi gibi ayni zamanda kendi kayit ettiginiz sesleri de (wav uzantili dosyalar) kullanmaniz konusunda kontrolü tamamen size vermis durumda. Programla gelen plug-in’ler, emsallerinden beklenmeyecek kadar basarili üstüne üstlük islemciyi bile yormuyorlar.
Beste yaparken yorulmayan bir diger sey ise gözleriniz; koyu gri arayüz ve degistirilebilir arkaplanla Fruity, basinda geçireceginiz saatleri daha çekilir kilmaya and içmis. Fruity Loops, su an dünyada kendi parçalarini üreten bir sürü DJ için masaüstünde en çok tiklanan kisayol. Rebirth Bünyesinde çok güzel looplar barindiran, ayni zamanda kendi istediginiz melodileri de yazabildiginiz, müzikle olan top yekün alakaniz blok flütten ibaret olsa bile müzik yapabileceginiz, hatta sizin için otomatik müzik yapan bir programdir.Rebirth, müzik piyasasindaki en eski sequencer programlarindandir.

AtomixMp3, Bilgisayarinizdaki Mp3’leri mikslemeye yarayan ve Magic tusuyla gerçek miksing sihirbazliklari yapan, Traktor’e geçmek için kullanilmasi makul DJ'lik simülatörü. Visual Mix göstergesi, farkli ve zor parça kosullarinda hakimiyet antremani yapmak için birebir.

Traktor Dj Studio, Sanal DJ ekipmaninin program karsiligi olan Traktor ile ister Mp3 ister wav formatindaki parçalari kolaylikla mixleyebiliyorsunuz.Program, prodüksiyondan ziyade performans bazli yazildigi için sanal da olsa canli bir Dj setinin asagi yukari nasil bir sey oldugunu anlamaniza yardim ediyor. Final Scratch’le uyumlu çalismasina ragmen beat-matching islemi, programin istenirse bunu kendi kendine yapmasi ve çalan parçalarin beatlerini gösteren bir panele sahip olmasina ragmen, turntable üzerindeki kadar kolay degil. Bir diger dezavantaji da isletim sistemi üzerinden çalistigi için performans sirasinda sihirli lambadan çikan bir sistem mesaji ya da daha da acisi çöken program neticesinde performansin yarida kesilmesi ne sizi ne de kendi sistemleri çöküyor bile olsa dinleyicileri, memnun etmeyecektir.
Tüm bunlarin disinda DJlik, sizin için meslekten ziyade hobi ise ve bir de standartin biraz üstünde bir donanima sahip bir bilgisayariniz varsa Traktor, hem evde kaydedeceginiz setleriniz anlaminda hem de mixing tekniginizin gelismesi açisindan size % 100 uygun bir program. Acid Sonic Foundry tarafindan üretilen Acid Pro, kisa ömürlü programlardan biri olmasina ragmen gerek optimum islemci kullanimi gerekse kullanici dostu arayüzüyle ses üzerine çalismak isteyenlerin gözagrilarindan biri oldu.
4.0 versiyonuyla midi üzerinde çalisilmasina olanak tanisa da ne yazik ki audio kadar basarkaydedemiyor. Eger yeterli donanima sahipseniz (ki program, 2003 yilinda Sony tarafindan satin alinmasina ragmen su ana kadar Acid’e özel bir donanim üretilmis degil) bunu Acid’e tanitip 192 khz 24 bit’e kadar kayit alip kolayca loop edebilir, hatta baska bir kanal üzerinde loop’ladiginiz kisma vokal kaydi da yerlestirebilirsiniz.
Gerçekten çok sayida kanal ve plug-in'i sorunsuz açabilen program, ayni zamanda kanal üzerinde bulunan ses kaydini çok kolay ve efektif bir sekilde kesme ve yerlestirme imkani da sunuyor.
Progamla beraber gelen plug-in listesi de epeymkalabalik: amplitude, chorus, distortion, dither, flange/wah–wah, graphic dynamics, graphic eq, noise gate, paragraphic eq, parametric eq, pitch shift, resonant filter, reverb, simple delay, smooth / enhance, time stretch, track compressor, track EQ, track noise gate ve vibrato bunlardan bir kismi.
Steinberg Wavelab Sektörün uzmani Steinberg tarafindan üretilen bu program “audio editing” için üretilmis en basarili programdir.Wavelab’in piyasada bu kadar “nam salmis” olmasi real time fx kullanmayi imkanli kilan ilk program olmasina dayaniyor.
Yani “su kanaldaki vokale biraz reverb koyarsam ne olur” dediginizde yanit aninda karsiniza çikiyor, render yok dolayisiyla saatlerce beklemek yok. Adina aldanip Wavelab’in sadece wav ile çalistigini düsünüp programa haksizlik etmeyin. Elinizdeki aif, eu, mp3, rm, paf, osq, au, snd, sd2 ve tabiki wav formatli dosyalari açmaya kalktiginizda reddedilmeyeceksiniz. Program bunlarin disinda “kasap kurgusu” tabir edilen kesme, biçme, kopyalama ve yapistirma gibi ana islemler disinda normalize, fade in-fade out, cross fade gibi temel ozelliklere de sahip. Her ne kadar “beste yapma” imkani sunmasa da VST plug-in’leri ile parçayi bitirdikten sonra mastering yapip 3-D spectrum seviyelerini almanizi saglayan programin içinde sizi profesyonellige bir adim daha yaklastiracak bir phase scope bulundugunu da hatirlatmakta fayda var.






Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.


.

09-02-2008 04:45 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
DeeJay Ra
Turkish Music Remixer
***

Mesajlar: 1,187
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 552

Cinsiyet: Male
Nerden: /admin/index.php

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #3
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

Olmazsa olmaz Tarzımız "House"
Published by Cyruss|Ridvan on 2007/9/14 (111 reads)

House’un ortaya çıkışı ve gelişimi...
70'ler boyunca gittikçe bir çılgınlık haline gelen Disco 80'lerin başında kendini tüketti. Basın Disco'nun öldüğünü ilan etti ve bir "Disco Suck" kampanyası başlattı. İnsanlar tuhaf bir şekilde Chicago’da Komishi parkında biraraya gelip eski Disco plaklarını
yaktılar. Oysa Disco ölmemiş, çıkış noktası olan underground'a dönmüştü. Disco’nun ardından dans müziği New York’ta ve Chicago’da farklı yönlerde ilerledi. Bu dönemde Paradise Garage'ın
efsanevi Dj'i Larry Levan, Funk, Soul, Disco ve biraz da New Wave etkileri taşıyan bir müzik çalıyordu. Yoğun ve güçlü baslar, Gospel etkisi taşıyan duygusal vokallerden oluşan bu müzik Garage sound'unun ilk örneğiydi. New York’ta gelişen Garage, Disco'nun devamıydı diyebiliriz. Chicago’da ise vokal yerine daha elektronik seslerin yeraldığı House ortaya çıktı. Chicago sound’una Deep House da deniyordu. Disco'dan House'a geçiş oldukça yumuşak ve belirsiz oldu. 1987 Disco, Garage ve House'un aynı anda hatta birarada varolduğu bir yıldı. Larry Levan gibi Dj'ler, Chicago, New York ve Detroit'ten gelen son house prodüksiyonlarını setlerine katıyorlardı. New York'taki Sound Factory Bar gibi mekanlarda Disco ve House birarada çalınıyordu.
HI-NRG ve arayışlar...

Disco ile House arasındaki geçiş döneminde Hi-NRG adı verilen bir müzik türü ortaya çıktı. Adından da anlaşılabileceği gibi oldukça hızlı bir dans müzik olan Hi-NRG'de arada yumuşama, durulma bölümleri yoktu. Hi-NRG tam da Disco'nun underground'a çekildiği bir dönemde ortaya çıktı. Gloria Gaynor'ın 'Never Can Say Goodbye'ı Hi-NRG etkisi taşıyan ilk parçaydı. Hi-NRG büyük ölçüde Cerrone ve Giorgio Moroder'in Euro-Disco sound'unun etkilerini taşıyordu. Kısa süre sonra son derece hızlı, duygusallıktan uzak, monoton ve yoğun erotik göndermeleri olan bu müzik kulüplerde çalınmaya başladı. Hi-NRG prodüktörleri hem high-tech, ve bir o kadar da ilkel bir sound'un peşindeydiler. Basit melodik yapılar hem insanların hoşuna gidiyor hem de kulüpteki herkesin bir bütün haline gelmesini kolaylaştırıyordu. 80'lerin ortasında House'un güçlenmesiyle Hi-NRG kulüplerden çekildi fakat 80'lerin pop müziği üzerindeki etkisi bir süre daha devam etti.
Disco'nun olanakları tükenmiş, prodüktörler ise kendilerini Hi-NRG'nin monotonluğuna kaptırmışken, Chicago ve New York'taki Dj'ler teknolojiyle duygusallığın biraraya geldiği, aşağı yukarı 120 bpm civarında bir müzik arayışı içindeydiler. Bu arayışlar basit bas melodileri ve "four to the floor" ritmi üzerine Chicago'da teknik oyunlardan, New York'ta ise gospel ve soul etkisindeki vokallerden oluşan iki farklı yönde ilerledi. New York’ta Disco’nun çıkışında önemli rol oynayan Paradise Garage gibi , Chicago’daki Warehouse da House müziğin doğduğu yer oldu.
Warehouse ve Frankie Knuckles...
House'un ortaya çıkışındaki önemli isimlerden biri olan Frankie Knuckles, Larry Levan gibi, liste başı parçalar çalmak yerine underground alanlarda dolanan bir Dj'di. 1977'de Chicago'daki Warehouse'un açılış gecesine davet edilmişti. Sonraları House müzik adını bu kulüpten aldı. Knuckles bundan sonra birkaç kez daha Warehouse'ta çaldı. Warehouse'taki dinleyici kitlesi Knuckles'ın çok hoşuna gitmişti. Chicago'dakiler New York'a göre daha hızlı ve sert bir sounddan hoşlanıyorlardı. Özellikle Warehouse'ta Avrupa kökenli avant-guarde çalışmalara yoğun bir ilgi vardı.Chicago gençliği Kraftwerk'i Barry White'a tercih ediyordu.

Funk, Avrupa dans müziği ve teknoloji faktörü House'un temelini oluşturdu. Bu dönemde çalınan parçalara "şarkı" yerine "track" demeye başladı. Bu terim şarkının tekbaşına varlığının yanısıra, Dj setinin bir parçası, bir birimi olduğunu da ifade ediyordu.
Disco ve Hip-hop gibi House da önce bir Dj tarzı olarak ortaya çıktı, daha sonra bu tarzda müziklerin plağa basılmasıyla bir müzik türü haline geldi. House’un ortaya çıkışıyla bilinen sounduna ulaşması da on yıllık bir süreci kapsıyor. O dönemde basılan plaklardan hangisinin ilk House plağı olduğu konusu oldukça tartışmalı. Fakat birçok kaynağa göre Jesse Saunders’ın Mitchball’dan çıkan "Fantasy" ve "I Like To Do It In Fast Cars" ı ilk House parçaları sayılıyor. Şimdi kulağa oldukça eski gelen bu parçalar minimal ritm yapısı ve synthesizer cızırtılarıyla 15 yıl önce insanlar için son derece yeni ve inanılmazdı. Dinleyenler önce neye uğradığını şaşırıyor, bir süre sonra da dansetmeye başlıyorlardı.
The Music Box...
Bu dönemde Chicago’da "The Music Box" adlı kulüp açıldı. Aynı zamanda Frankie Knuckles da Warehouse’ta çalmayı bıraktı. Knuckles’ın sound’u House’un temellerini ortaya atmasına rağmen hala Disco etkileri taşıyordu. The Music Box’un en önemli Dj’i olan Ron Hardy ise House olayının patlamasına sebep olan ortamı hazırladı. Hardy’nin soundu güçlü ve cesurdu. Alışılmadık ritm yapıları kullanıyordu. Chicago’da yetişen ikinci jenerasyon Dj’ler müzikal gelişimlerinin önemli bir kısmını The Music Box’ta yaşadılar. Cesur bir sound’un kendine yer edindiği The Music Box oldukça underground bir mekandı. Kış ortasında bile tıkabasa dolu ve deli gibi sıcak olan mekanda insanlar tişörtlerini çıkarmış, terden sırılsıklam bir şekilde dolaşıyorlardı.
Dj. Farley ve "Hot Mix 5" adlı Dj kollektivitesi (Mickey Oliver, Ralphie Rosario, Mario Diaz, Julian Perez, Steve Hurley) WBMX gibi radyolarda House müziğin partilere gitmeyen insanlar tarafından da duyulmasını sağladılar. Larry Heard ve Robert Owens "Fingers Inc."yi kurdular. Adonis, Mr. Lee, K. Alexi, Marshall Jefferson gibi prodüktörler durmaksızın parça üretiyorlardı. Lil Louis kendi partilerini düzenliyor, bu partilerde çalıyordu. Fingers Inc. Ve Steve Hurley gibi müzisyenler House konusunda araştırmalar, deneyler yapıyor, yeni sesler arıyorlardı. Biraz da diğer Dj’lerin hiçbirinde olmayan şeyler çalabilmek amacıyla yaptıkları prodüksiyonlar tutulmaya başlayınca Dj International Records’ı kurdular. Dj International ve Larry Sherman’ın kurduğu Trax Records dönemin en önemli iki plak şirketi oldu. Bu dönemde prodüktörler ve plak şirketleri arasında sürekli "Sen benden çaldın, o benim parçamı sample etmiş.." gibi tartışmalar ve suçlamalar sürüp gidiyordu.

1987’lerde David Morales, Todd Terry gibi isimler duyulmaya başlandı. New York’ta kapanmış olan Paradise Garage’ın yerini Blaze aldı. Frankie Knuckles "Let The Music Use You" adlı vokal House parçasını yayınladı. Bu plak bir sene sonra İngiltere’de patlak verecek olan Summer of Love’ın vazgeçilmezleri arasında yeralacaktı. 87’de House artık New York ve Chicago’nun sınırlarını aşmış, Avrupa’ya ve dünyaya yayılmaya başlamıştı. Bu yaygınlaşma sürecinde popülaritesi artarken House müzik Pop’laşmaya, Pop müzik House’laşmaya başladı. Underground’dan popülere olan kaçınılmaz evrim gerçekleşirken Detroit’teyse içten içi birşeyler kaynıyor Juan Atkins, Derrick May, Kevin Saunderson gibi isimler Techno’nun temellerini atıyorlardı. Aynı dönemde Chicago’da Dj Pierre, Roland 303 adlı bir bas makinasının içinden Acid House denen şeyi çıkardı. Acid House ve Summer of love’la İngiltere, Punk’tan bu yana en büyük gençlik olayını yaşayacak ve rave kavramı ortaya çıkacaktı.

Chicago'daki Warehouse, Powerplant, The Music Box gibi mekanlarda New York'taki Paradise Garage'ın House versiyonu yaşanıyordu. Djler 10 saat süren setler çalıyor, insanlar güneş doğarken sürünerek evlerine dönüyorlardı. Sosyal baskılardan uzak bir ortamda kendini müziğin hükümdarlığına bırakmak dönemin ve House'un temel duygusu haline geldi. House denen şey aynı zamanda dış etkilerden uzak, sıcak ve güvenli bir ev gibiydi. Warehouse'ta gecenin "peak" noktasında Frankie Knuckles kulüpteki bütün ışıklar kapatıp kulağı sağır edecek kadar yüksek bir volümde, son hızla giden bir tren sesi çalıyordu. Pencereleri de siyaha boyalı olan Warehouse'ta tamamen karanlığa gömülen insanlar çeşitli uyarıcı ve uyuşturucuların ve son derece tuhaf bir tren gürültüsünün etkisiyle çığlık çığlığa bağırıyorlardı. House takipçileri bir süre sonra oldukça bilinçi dinleyiciler haline geldiler. Dj kötü bir mix yaptığı zaman bağırıp dakikasında rezil ediyorlardı, çünkü dinleyicilerin neredeyse yarısı bu işlerin nasıl yapıldığını zaten biliyordu.

The feeling...

Disco son derece neşeli ve eğlenceli bir dans müziğiydi. Disco’dan türeyen House’ta ise herşeye rağmen melankolik bir hava vardı. Endüstriyel ve elektronik seslerin hüznü işin içine girdiğinden House hem eğlenceli ve hareketli, bir yanıyla da hüzünlü ve duygusal bir müzik oldu. Garage vokallerindeki gospel etkisi de sadece müzikal değildi, Hristiyan geleneğine ait bazı kavramlar bu müzikte yeni anlamlar kazandılar. House sevgi dolu ve doğru bir dünyada yaşama isteğini dile getiriyordu. Fakat bu istek bir amacı, inancı, ütopyaları yansıtmıyordu. House’un eğlenceli yanı bu isteği, hüzünlü yanı ise dünyanın içinde bulunduğu durumun bilincinde olma konumunu yansıtıyordu. Onların dünyayı değiştirmek gibi bir amacı yoktu. Birşeylerin, hatta birçok şeyin yanlış olduğunu biliyorlar, bulundukları yerde yani "ev"de, beraber oldukları insanlarla güzel bir anı paylaşıyor, güzel bir anı uzatıyorlardı. Farkındalığın verdiği hüzün ve aynı zamanda içinde bulunduğu anı en yoğun ve güzel şekliyle yaşamak bir jenerasyonun temel duygusu oldu. Sürekli bir yabancılaşma duygusu artık, gülümseyerek danseden bir kalabalığın içinde paylaşılıyordu....






Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.


.

09-02-2008 04:46 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
DeeJay Ra
Turkish Music Remixer
***

Mesajlar: 1,187
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 552

Cinsiyet: Male
Nerden: /admin/index.php

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #4
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

Hafif Müzik olarak bildiğimiz "Chillout'un" ...
Published by Cyruss|Ridvan on 2007/9/14 (123 reads)

1990’ların başları ve ortalarına doğru, zamanın elektronik müzik producerları tarafından üretilen, yavaş tempolu ve hafif müziğe verilmiş olan genel isim…

İsimlerinde “chillout” ismi geçen albümler ilk olarak 90’ların ortalarına doğru yayınlanmaya başlanmıştı. Bu “chillout” ismi altında yayınlanan müzik, “downtempo” ve “trip hop” tan ayrı bi tarzdı. Fakat, bu diğer türlerle beraber de çalınabiliyodu. Sonuçta genel “sound” u belli olan, hafif tempolu bu tür zamanın ilerlemesi ile git gide daha çok kendi karakteristik özelliklerini kazanmaya başladı. 2000’lerin başlarında artık chillout müzik kendi içinde dallara ayrılan genel bi tarz görüntüsü almıştı. Bu kendi içinde yeni türemiş olan tarzlarların en önemlileri “Chill-house” , “Nu-jazz” ve “Lounge” olarak adlandırılabilir..

Bunların yanı sıra Chillout, içinde ayrıca “trance” , “ambient” ve “Idm*” (intelligent dance music) türlerinin bazı etkilerini gösteriyordu. “Balearic beat” denen, chillout tan farklı, başlı başına bir tür olarak kabul edilen bu türün ise, bütün özelliklerini içinde bulunduruyodu. (“Balearic Beat” ismi henüz chillout ortada yokken, Soul to Soul , Enigma gibi grupların yaptığı müziğe verilen tarzın ismi. Bu gün artık pek fazla kullanılmasa da hala kabul gören bir tarz olarak yerini koruyor.)

Chillout genelde rahatlatıcı, hafif tonlardan oluşan (veya çoğu zaman alıntı yapıldığı türler kadar sert olmayan ) bir müzik türüdür. “hard style” , “deep” veya “ hipnotik ritimler “ le çalınmaya uygun bi tarz değildir.

Dünyanın hemen hemen her yerinde Chillout, gerek crowd u, gerek mekanları ile kendine has bir tarz yaratmıştır. Chillout müziğin bir tarza dönüşmesinde Ingiltere’nin kuşkusuz büyük payı olmuştur. Seneler boyunca Londra’nın ünlü klübü Ministry Of Sound, Ibizia ve başka yerlerde chillout eventlerin organizasyonlarını yapmış, MOS Chillout Sessions adlı albümler hazırlamıştır. Ayrıca bu güne kadar başka label lar altından çıkan “chillout” veya “chill” kelimelerinin geçtiği yüzlerce albüm yayınlanmıştır. Bu gün “CHILLOUT” türü, dünyanın her yerinde otoriteler tarafından kabul edilen bir tarz olmuştur. Ayrıca Ingiltere BBC Radio1 ve Pete Tong’un yardımları sayesinde, bu tarzın gelişimine büyük katkılarda bulunmuş bi çok isim ortaya çıkmıştır. Pete Tong’un yardımlarıyla orataya çıkan en önemli 4 isim : Mr Scuff, Tim Love Lee, Lemon Jelly, Ewan Pearson .

Bunların haricinde söylenebilicek başka iki isim de : Chris Coco , ve Rob da Bank

Chillout türünün bu güne gelmesinin en önemli sebeplerinden olan DJ’leri şöyle sıralayabilirim.

Mixmaster Morris, Pete Lawrence, Jose Padilla.

-PETE LAWRENCE-

Müzik konusunda bi jazz bateristi olan babasının yolunu takip eden Lawrence, 80’lerde Cooking Vinyl plak label ını açana kadar çeşitli gruplarda performans sergiledi.

1993 senesinde tembel bir Pazar sabahı Lawrence, Big Chill festivali için ortaya bir fikir atar. Ve sonrasında zamanının en sükse yapan festivallerinden biri olan Big Chill için Katrina Larkin ile ortaklaşa çalışmaya başlar.

Son 10 sene içinde Lawrence Big Chill için 8 tane mix albüm yapıp yayınlamış, chillout un yayılmasında en önemli rollerden birini oynamış olan “On Magazine” e editörlük yapmış, Brezilyadan Avustralya ya, Japonya’dan Siberya’ya kadar dünyanın çeşitli yerlerinde ve 1996’da “Yakutsk” da ilk batılı dj ünvanını kazanarak Dj lik yapmıştır. Pete Lawrence’ın müziğine ilham olan tarzlar, Folk tan Funk a kadar uzanan Klasik müzikten World Music e uzanan, arada electronica ve ambient türlerinden de nasibini alan geniş bir yelpaze oluşturur.

1996’da Global Headz’den çıkan ilk albümü “Eyelid Movies” bugün koleksiyon parçası olmuş, Mixmag dergisinde ayın albümü seçilmiş, Melody Maker tarafından “gün doğumunu kafanızın içinde yaşatan bir albüm” olarak nitelendirilmiştir. 1997’de ise “Pipedreams” ile devam etmiş, 1999 da Big Chill organizatörlerinden olan Tom Middleton ile çalışarak “Enchanted 01” , yaz compilation ı olan “ Beach” , “Enchanted 02” (iki albümün de yayın tarihi 2000), “Glisten” (2001 Eylül), “The Big Chill Loves You” (Temmuz 2002) ve en son “iChill” (2003 yazı) albümlerini yayınlamıştır. 2004’te de Universal Records, Big Chill markasına 10. yıl hediyesi olarak “Big Chill Classics” adlı toplama bi albüm yapmıştır. 2006’da yeni bir Big Chill albümü daha çıkması bekleniyor.

-BIG CHILL-

Pete Lawrence ve Katrina Larkin tarafından 1994’te yapılmaya başlanan Big Chill, ufak bir organizasyondan, bugün herkes tarafından saygı duyulan bir festivale dönüşmüştür. Başlangıçta “Islington's Union Chapel” de, Pazar günleri tüm gün boyunca süren bir event olarak başlar. Bir sonraki sene Black Mountains on the Welsh eteklerinde açık hava partisine dönüşünce 700 kişiye ulaşan bi crowd yakalar. Big Chill, 1998 senesinde 'The Enchanted Garden' (büyülü bahçe) olarak bilinen Dorset’s Larmer Tree Gardens’a taşınır. Bu mekan değişikliğinden sonra da önündeki 5 sene boyunce en yaratıcı yeni eventlerden biri ünvanını kazanır. Bir zamanlar bir kaç yüz kişiden oluşan crowd, artık 5000 kişiyi geçmeye başlar.

2001 senesinde bir kereye mahsus olarak Dorset te, Lulworth Şatosunda yapılan organizasyondan sonra Big Chill, Herefordshire - Malvern Hills deki Castle Deer Park’a taşınır. Gitgide artan izleyici sayısı artık 27.000’lere ulaşmıştır.

Big Chill bugüne kadar 2000’den fazla Dj i ağırlamış ve bu gün Goldfrapp, Talvin Singh, Amy Winehouse, Gotan Project, Hexstatic, Röyksopp, Zero 7, Lemon Jelly, Kinobe gibi isimleri bünyesinde barındıran, izleyici sayısının 30.000’i geçtiği bir organizasyona dönüşmüştür.

Şu an Big Chill ismine ait olan kendi plak labelı ve dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan diğer partilere sağladığı büyük desteklerle, Big Chill bütün dünyada chill out u yaymaya devam etmektedir…

-MIXMASTER MORRIS-

Morris Gould, Dj lik hayatına 1982’de Londra “Kings College” da organik kimya öğrenciliği yaptığı sıralarda başladı. O dönem çaldığı tarzlar daha çok “indie” ve “Punk”dı. Morris dans müziği çalmıyordu hatta çoğu zaman çaldığı müziğin aksine daha yeni, ilginç “sound” lar yakalamaya çalışıyordu. Çaldığı setler, tarzında yaşadığı bu transformasyonun şahitliğini yapıyolardı. Rock müzikle büyümüş ordan da Batı müziği ile alakası olmayan “Sun Ra”, “Captain Beefheart” , “Miles Davis” gibi isimlerin temsil ettiği “Head Music” denen tarza geçiş yapmıştı.

Bu olaylardan kısa bi süre öncesinde Morris, Terry Riley ve Robert Fripp ‘ i örnek alarak, “Copycat tape loop echo machine” aletiyle, kendi looplarını hazırlıyıp, çoktan “tek kişilik elektronik show” unu sunmaya başlamıştı bile. Kısa zamanda Londra’nın korsan radyoları arasında yerini buldu ve “Matt Black” , “Jonatan More” gibi isimlerin de Dj lik yaptığı “Network21” denen radyo ile anlaştı. “Mixmaster Morris” lakabı kendisine burada verildi… Morris bu gün artık, onlarca radyo istasyonunda yayınlar yapmış, Derrick May ‘den Future Sound Of London ‘ a kadar bir çok ismi konuk etmiş bir kariyere sahiptir.

Okulu bitirdikten sonra bir kaç sene değişik işlerde çalışıp aynı zamanda Dj liğe devam etmiştir. 1985’te (Şu an bu isme sahip olan grupla alakası olmadan) Rythm Method olarak anılmaya başladı. 1987’de Des de Moor’la tanıştı ve bundan sonra olaylar ardı arkasına gelişmeye başladı. İkili 1988’de türünün ilk örneği olan “Madhouse” adlı live techno festivalini düzenledi. Meat Beat Manifesto turunu düzenledikten ve “I want to” single ını yayınladıktan sonra Morris ortaklıktan ayrıldı. 1989’da hem müzikal hem felsefi açıdan farklı bir yol izlemeye başladı. Faturalarını ödeyebilmek için UK’ı dolaşan “The Shamen’s Synergy” tour a katıldı.






Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.


.

09-02-2008 04:46 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
DeeJay Ra
Turkish Music Remixer
***

Mesajlar: 1,187
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 552

Cinsiyet: Male
Nerden: /admin/index.php

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #5
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

Aralarda fırsat buldukça Londra ya dönüp underground partilerde, chillout room larda dj lik yapıyodu. 1990’da “The Orb” dan Alex Patterson’ ın kurduğu “White Room” u aldı. Mixmaster Morris için tipik bir set iyi bir canlı performans ve zaman zaman 12 saate kadar uzayan setler demekti. Morris, organizatörlerinden biri olduğu “Telephatic Fish” adlı Londra’nın ilk Ambient underground partisinde, Aphex Twin ile eşi benzeri olmayan bir 16 saatlik set çıkardı.

1992’de, bu gün bile hala gelmiş geçmiş en iyi ambient albümlerden biri kabul edilen “Flying High” adlı albümü çıkardı. Sonrasında “The Undergorund EP” , Pete Nalmook ile beraber “Dreamfish” , bazı toplama albümlerde yayınlanan parçalar , The Shamen , Barbarella , Rising High Collective, Higher Intelligence Agency, Aural Expansion, Transform ve Coldcut gibi isimlere remixler yaptı.

Morris 1994’te Global Chillage albümünü yayınladı. Flying High , (tavanı akan) Rising High ‘ ın felaket stüdyosunda aylar süren çalışmalar sonucu tamamlanmıştı. Global Chillage ise evinde kendi bilgisayarı ile 2 hafta süren bir çalışma sonunda bitmişti. Evinde bilgisayarıyla çalışmayı bundan sonra kendisine adet edindi ve stüdyolardan uzaklaştı. Kendisi ve bilgisayarıyla neler yapabileceğini denemeye başladı.

Global Chillage, Morris ‘in hayatının festivaller ve turlarla geçen 2 senesini yansıtır. Heryerde chillout ve ambient in “cheerleader” lığını yapmış ve mesajını vermeyi de iyi becermiştir. Love Parade’lerde, Glastonbury Festivallerinde ve yine Almanya ve Ingiltere’de diğer sayısız partilerde yer almış, “live arena” da “hypodrone rock” tarzı müzikler çalarak adeta bariyerleri yıkmıştır. Hala bu experimental havasını devam ettirmektedir.

Kendi müziğinin yanında IDM tarzı çalışmalar yapan biçok kişinin çıkışlarında büyük yardımları olmuştur. (Aphex Twin, Pete Namlook, Black Dog, Mu-Ziq, Spacetime Continuum, Global Communication…Wink

-JOSE PADILLA- ve -CAFE DEL MAR-

José Padilla, Café Del Mar’ın ünlü Dj i dir. Yıllardan beri Cafe Del Mar’da çaldığı müzik ve yayınladığı “Cafe Del Mar” albümleriyle Chillout müziğin yayılmasında en büyük pay sahibi olan kişi olarak kabul edilir. Çoğu yerde Chillout’un “Spitual Father” ı olarak geçer..

O, Barselona’nın dışlarında Gerona’da Fakir bi inşaat işçisinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Gençlik çağlarında İngiliz kızlarını kovalamak amaçlı Barcelona’ya gece alemlerine gidip gelmeye başlayınca Dj lik ten büyülenmeye başladı. 1975’te sorumluluklardan kaçmak için ibiza’ya kaçtı ve oraya yerleşti. Kariyerine ilk olarak garsonluk yaparak başladı. Sonradan Dj’liğe geçişi ve seneler boyunca çalışmalarının sonucu 1991 de Cafe Del Mar ın resident dj i “Jose Padilla” oldu. 1994’te “React” label ından, ilk Cafe Del Mar albümünü yayınladı... Meşhur seri şu an 12. sayısına ulaşmış, ayrıca bunun yanında bir çok değişik isimli albümler yayınlanmıştır. Şu sıralar, mekanın kendi adını taşıyan ayrıca bi plak şirketi de bulunmaktadır.

1998’e kadar her ne kadar Padilla’ nın şarkıları, yaptığı toplama albümlerde yer aldıysada, ilk kendi albümünü (Souvenir) 1998’de Mercury Records’dan çıkardı. CD nin yapımında Paco Fernandez, Lenny Ibizzare gibi diğer chillout producerları ile çalıştı. 2001’de 2. albümü olan “Navigator” ı yayınladı.

Padilla bugün hala Cafe Del Mar’ın resident lığını yapmakla beraber, aynı zamanda dünyanın heryerinde sahne alıyor. Ayrıca Cafe Del Mar serileri ile alakası olmayan “Bella Musica” isimli yeni bi seri yayınlamaya başladı.

Café del Mar :

Ibiza – San Antonio’da bulunmaktadır. Turistlerin yaz boyu o meşhur “sunset at the cafe del mar” gurusunu yaratmış olan Jose Padilla’nın müziği eşliğinde gün batımını seyretmek için deliler gibi akın ettiği yerdir. İlk olarak “Ramon Gurial” , “Carlos Andrea” ve “Jose Les” tarafından 1978’de “The sunset Bar” olarak açılmıştır.

Tarzının ambient, chillout, easy listening olduğu mekan kendi CD lerini yayınlamaktadır. Dünya çapında bu güne kadar 9 milyondan fazla albüm satılmıştır. 2005 yazında denizin önüne kurulmuş büyük bir stage ile Cafe Del Mar 25 th yıl dönümünü kutlamıştır. Partide yine CD lerinde parçaları yayınlanan “Tom Oliver” , “Paco Fernandez” La Caina” gibi dj lere yer verilmiştir.






Kayit Olmadan Linki Göremezsiniz. Lütfen Linki Görebilmek Için Kayit Olun.


.

09-02-2008 04:46 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Dj Mic CheCk
รคﻮ๏קค кคן๓єг
****

Mesajlar: 240
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 470

Cinsiyet: Male
Nerden: Sinop

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #6
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

güzel bi arşiv emeğine sağlık Smile

26-04-2008 07:34 AM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
osadg
En Yeni Üye
*

Mesajlar: 1
Katılım: Apr 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0

Cinsiyet:
Nerden:

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #7
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

eline saglik ugrasmissin baya

29-04-2008 10:13 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Alfa
ℓιηкιη ραяк
*

Mesajlar: 520
Katılım: May 2008
Statü: Uzakta
Karma Puanı: 548

Cinsiyet: Male
Nerden: Mat[TR]ock City

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #8
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

ellerine sağlık teorik bilgileri öğrenince inşallah turntable ile başlamayı düşünüyorum

03-05-2008 11:19 AM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
kado1111
En Yeni Üye
*

Mesajlar: 1
Katılım: May 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 0

Cinsiyet:
Nerden:

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #9
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

BEN BUNU OKUSAYDIM FİLOZOF OLMUŞTUM GEREK YOK BU KADAR MANTIK İŞİ YAHU

08-05-2008 06:19 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Pro DJ
Turkish Music Remixer / Producer's
***

Mesajlar: 1,884
Katılım: Feb 2008
Statü: Çevrimdışı
Karma Puanı: 705

Cinsiyet: Male
Nerden: System 32

Son Dakika
20 Mesaj Altındaki Üyeler Forumdan Uzaklaştıralacaklardır..

Mesaj: #10
RE: Temel DJ' lik Bilgileri

dostum böyle yap demedikki böle olması gerekiyo dedik Smile




Küllerinden doğan DJ Sound Efsanesi

08-05-2008 06:58 PM
Bu kullanıcının gönderdiği mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Sayfa (3): « İlk [1] 2 3 Sonraki > En Son »
Mesaj Önizleme  Konuyu Gönder 


Yazdırılabilir Bir Versiyona Bak
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Abone Ol | Konuyu Favorilerine Ekle

Foruma Git:

İletişim - DJ Sound - En Üste Dön - Konulara Dön - Arşiv - RSS